Kitabı oku: «Ходжа Насреддин: лучшие притчи на турецком языке. Уровень 1»
* * *
© Калинина А. Е., адаптация текста, комментарии, упражнения, словарь, 2023
© ООО «Издательство АСТ», 2023
Eşeğin sözü
Bir gün Nasreddin Hoca’nın bir komşusu Hoca’nın kapısını çalmış. Nasreddin Hoca «Merhaba komşu. Nasılsın, iyi misin?» diye sormuş. Komşusu «Sağol Hocam, iyiyim.» diye cevap vermiş ve «Hocam, senden bir şey rica edeceğim, kasabaya gitmek istiyorum, eşeğini iki saat için bana verir misin?» diye sormuş.
Nasreddin Hoca eşeğini komşusuna vermek istememiş ve «Ah komşucuğum, eşek evde değil.» diye cevap vermiş. Tam bu sırada eşek içeriden uzun uzun anırmış.
Eşeğin sesini duyan komşu «Hocam, peki bu ses ne? Eşek evde ama sen bana yok mu diyorsun?» diye sormuş.
Nasreddin Hoca komşusuna kızmış ve «Ayıp komşu, çok ayıp! Benim sözüme inanmıyorsun. Eşeğin sözüne mi inanıyorsun?» diye cevap vermiş.
Упражнения
1.Ответьте на вопросы:
1) Nasreddin Hoca’nın komşusu neden Nasreddin Hoca’nın eşeğini istemiş?
2) Nasreddin Hoca komşuya ne cevap vermiş?
3) Nasreddin Hoca’nın komşusu neden Nasreddin Hoca’ya inanmamış?
4) Nasreddin Hoca komşusuna neden kızmış?
2.Переведите слова на турецкий:
Сосед, стучать в дверь, спрашивать, просить, осел, звук/голос, злиться, верить, позор, отвечать.
3.Подставьте правильные падежи в предложения из рассказa:
1) Hocam, sen___ bir şey rica edeceğim.
2) Kasaba___ gitmek istiyorum.
3) Ah komşucuğum, eşek ev___ değil.
4) Tam bu sırada eşek içeri___ uzun uzun anırmış.
5) Benim sözüm___ inanmıyorsun.
Ответы
1.
1) Nasreddin Hoca’nın komşusu Nasreddin Hoca’nın eşeğini kabaya gitmek için istemiş.
2) Nasreddin Hoca komşuya «Eşek evde değil» diye cevap vermiş.
3) Nasreddin Hoca’nın komşusu Nasreddin Hoca’ya inanmamış çünkü eşeğin sesini duymuş.
4) Nasreddin Hoca komşusuna kızmış çünkü komşusu kendisine inanmamış.
2. Komşu, kapıyı çalmak, sormak, rica etmek, eşek, ses, kızmak, inanmak, ayıp, cevap vermek.
3.
1) Hocam, senden bir şey rica edeceğim.
2) Kasabaya gitmek istiyorum.
3) Ah komşucuğum, eşek evde değil.
4) Tam bu sırada eşek içeriden uzun uzun anırmış.
5) Benim sözüme inanmıyorsun.
Kazan Doğurdu
Nasreddin Hoca, bir gün komşusundan bir kazan istemiş. İki gün sonra, kazanın içine bir tencere koymuş ve komşunun evine gitmiş. Komşusuna, «Kazan için çok teşekkür ederim. Kazanını getirdim.» demiş. Komşusu, «Bu kazan benim kazanım ama bu tencereyi niçin getirdin?» diye sormuş. Nasreddin Hoca, «Komşucuğum, senin kazanın hamileymiş. Bizim evde doğurdu.» diye cevap vermiş. Komşusu çok sevinmiş.
Bir ay sonra Hoca tekrar komşusundan kazan istemiş. Komşusu kazanı hemen vermiş. Çünkü «Hoca bana bir tencere daha verecek.» diye düşünmüş. Günler, haftalar, aylar geçmiş ama Hoca kazanı geri götürmemiş. Komşusu çok merak etmiş ve Hoca’nın evine gitmiş. Komşusu, Hoca’ya «Hocam, benim kazanıma ne oldu? Niçin geri vermiyorsun?» diye sormuş.
Hoca, komşusuna üzgün üzgün bakmış ve «Komşucuğum, başın sağ olsun. Senin kazanın öldü.» demiş.
Komşusu çok sinirlenmiş ve Hoca’ya «Hocam, sen ne söylüyorsun? Kazan ölür mü? Kazan canlı değil ki!» diye bağırmış.
O zaman Hoca, komşuna şunları söylemiş: – Daha önce «Senin kazanın doğurdu.» dedim ve sen buna inandın. Şimdi, senin kazanın öldü, diyorum, niçin inanmıyorsun?
Упражнения
1.Ответьте на вопросы:
1) Nasreddin Hoca, komşusuna ilk kez kazanını getirip ne söylemiş?
2) Nasreddin Hoca komşusundan ikinci kez kazan istemiş ve komşusu çok sevinmiş. Niçin?
3) Komşu, Nasreddin Hoca’dan kazanını istemiş. Nasreddin Hoca ona ne cevap vermiş?
2.Переведите слова на турецкий:
Кастрюля, беременная, родить, немедленно, думать, неделя, месяц, обратно, волноваться, грустно, раздражаться, живой.
3.Как переводится на русский язык выражение «başın sağ olsun»?
Ответы
1.
1) Nasreddin Hoca, komşusuna ilk kez kazanını getirip «Senin kazanın hamileymiş. Bizim evde doğurdu» diye cevap vermiş.
2) Komşusu «Hoca bana bir tencere daha verecek.» diye düşünmüş.
3) Nasreddin Hoca, komşusuna «Senin kazanın öldü» demiş.
2. Tencere, hamile, doğurmak, hemen, düşünmek, hafta, ay, geri, merak etmek, üzgün, sinirlenmek, canlı.
3. Başın sağ olsun – мои соболезнования.
Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?
Bir gün hırsızlar Nasreddin Hoca’nın eşeğini çalmışlar. Nasreddin Hoca çok üzülmüş ve bunu komşularına anlatmış. Komşularından biri, «Hocam, niçin ahırın kapısını kilitlemedin?» demiş.
Bir başkası komşusu ise «Ahırınza hırsız giriyor ve sen uyuyorsun! Ne kadar uykucu bir insansın!» diye Nasreddin Hoca’ya bağırmış.
Bir diğer komşusu da «Hocam, hırsızlar eşeğini çalmışlar ama suçlu sensin. Çünkü senin ahırın çok eski ve kapısı sağlam değil.» demiş.
Nasreddin Hoca kızmış ve «Tamam, ben suçluyum ama hırsızın hiç mi suçu yok?» demiş.
Упражнения
1.Ответьте на вопросы:
1) Nasreddin Hoca’nın eşeğine ne olmuş?
2) Nasreddin Hoca’nın komşuları ona demiş?
3) Nasreddin Hoca onlara neden kızmış?
2.Переведите слова на турецкий язык:
Вор, воровать, расстроенный, рассказать, сарай, сонливый, кричать, виноватый, прочный, вина.
3.Выберите неверные утверждения.
Komşuların sözlerine göre, hırsız Nasreddin Hoca’nın eşeğini çalmış çünkü…
a) Nasreddin Hoca uyuyormuş.
b) Nasreddin Hoca, ahırın kapısını kilitlememiş.
c) Nasreddin Hoca, eşeğine kötü davranmış.
d) Nasreddin Hoca, ahır anahtalarını kaybetmiş.
e) Ahırın kapısı sağlam değilmiş.
Ответы
1.
1) Hırsızlar Nasreddin Hoca’nın eşeğini çalmışlar.
2) Nasreddin Hoca’nın komşuları, ona «Sen suçlusun» diye söylemişler.
3) Çünkü komşuları hırsızı değil; Nasreddin Hoca’yı suçlamışlar.
2. Hırsız, çalmak, üzülmüş, anlatmak, ahır, uykucu, bağırmak, suçlu, sağlam, suç.
3. C, D.
Ye Kürküm Ye
Nasreddin Hoca’yı bir gün yemekli bir düğüne davet etmişler. Hoca ziyafete günlük elbiseleriyle gitmiş. Bu nedenle hiç kimse onunla ilgilenmemiş. Hoca bu duruma çok üzülmüş. Hemen evine dönüp kürkünü giymiş ve düğüne tekrar gitmiş. Ev sahipleri onu kürküyle görünce büyük saygı göstermişler. «Sofranın başköşesine siz oturun.» demişler. Önüne tabak tabak yemekler koymuşlar.
Hoca, sofraya oturduktan sonra kürkünün eteğinden tutmuş ve kürkünü çorba tasına sokmuş. «Ye kürküm ye!» demiş. Oradaki misafirler şaşırmışlar ve «Hocam, ne yapıyorsun? Kürk yemek yer mi?» diye sormuşlar.
Nasreddin Hoca «Siz bana değil kürküme saygı gösterdiniz, öyleyse yemeği de o yesin!» diye cevap vermiş.
Упражнения
1.Ответьте на вопросы:
1) Nasreddin Hoca’nın neye davetli olmuş?
2) Nasreddin Hoca ilk önce neden üzülmüş?
3) Nasreddin Hoca niçin düğünden ayrılmış ve evine gitmiş?
4) Nasreddin Hoca, kürküne neden ısmarlamak istemiş?
2.Переведите слова на турецкий язык:
Свадьба, банкет, пригласить, повседневный, ситуация, мех/шуба, вновь, владелец, проявлять уважение, стол, суп, гость, удивляться.
3.Выберите правильные утверждения.
a) Hiç kimse Nasreddin Hoca’yla ilgilenmemiş çünkü o misafirlerle kavga etmişti.
b) Nasreddin Hoca, sofranın başköşesinde oturmuş.
c) Nasreddin Hoca, ilk önce ziyafete günlük elbiseleriyle gitmiş.
d) Nasreddin Hoca, komşusundan kürk istemiş.
Ответы
1.
1) Nasreddin Hoca’nın yemekli bir düğüne davetli olmuş.
2) Çünkü hiç kimse onunla ilgilenmemiş.
3) Kürkünü giymek için.
4) Çünkü Hoca kürkünü giydikten sonra, ev sahipleri ona büyük saygı göstermişler.
2. Düğün, ziyafet, davet etmek, günlük, durum, kürk, tekrar, sahip, saygı göstermek, sofra, çorba, misafir, şaşırmak.
3. B, C.
Kedi Nerede?
Bir gün Nasreddin Hoca kasaptan iki kilo et almış ve evine gitmiş. Karısına, «Bunları akşama pişir.» demiş.
O gün eve karısının misafirleri gelmiş. Nasreddin Hoca’nın karısı, eti pişirmiş ve misafirlerine ikram etmiş.
Akşam Hoca gelmiş ve karısına «Haydi yemek yiyelim. Çok açım.» demiş. Karısı masayı hazırlamış, yemekte sadece çorba varmış. Nasreddin Hoca, karısına «Et nerede?» diye sormuş. Karısı, «Eti kedi yedi.» diye cevap vermiş.
Nasreddin Hoca karısına inanmamış. Bu yüzden karısına, «Kediyi buraya getir.» demiş. Karısı, kediyi getirmiş. Hoca, teraziyi almış ve kediyi tartmış. Kedi tam iki kiloymuş. Hoca karısına sormuş:
– Bu et mi kedi mi? Et ise kedi nerede? Kedi ise et nerede?
Упражнения
1.Ответьте на вопросы:
1) Nasreddin Hoca, karısından ne istemiş?
2) Karısı ne yapmış?
3) Karısı, Hoca’ya ne yalan söylemiş?
4) Nasreddin Hoca niçin kediyi tartmış?
2.Переведите слова на турецкий язык:
Приготовить, жена, мясо, угощать, голодный, только, весы, взвешивать, ровно.
3.Как переводится слово «haydi»? В какие из нижеперечисленных предложений его можно вставить?
a) ____________________ gidelim!
b) ____________________ ne kadar akıllısın!
c) ____________________ bana kalem verir misin?
d) ____________________ kedi tam iki kiloymuş!
e) ____________________ bunu yap!
Ответы
1.
1) Et pişirmek.
2) Karısı, eti misafirlerine ikram etmiş.
3) Karısı, Hoca’ya «Eti kedi yedi» diye söylemiş.
4) Nasreddin Hoca kediyi tartmış çünkü karısına inanmamış.
2. Pişirmek, karı, et, ikram etmek, aç, sadece, terazi, tartmak, tam.
3. Haydi – побуждение к действию, можно перевести как «давай». Правильные предложения – A, E.
Kayıp Yüzük
Nasreddin Hoca bir gün yüzüğünü kaybetmiş. Yüzüğünü aramak için sokağa çıkmış. Karısı pencereden bakmış, Hoca sokakta bir şeyler arıyor. Hoca’ya «Ne arıyorsun?» diye sormuş.
Nasreddin Hoca, karısına «Yüzüğümü kaybettim, onu arıyorum.» diye cevap vermiş. Karısı, «Yüzüğünü nerede kaybettin?» diye sormuş.
Hoca da «Yüzüğümü evde kaybettim.» diye cevap vermiş. Karısı çok şaşırmış ve Hoca’ya şöyle demiş:
– Öyleyse onu niçin evde aramıyorsun da sokakta arıyorsun? Nasreddin Hoca, «Sokak aydınlık, ev ise karanlık.» diye cevap vermiş.
Упражнения
1.Ответьте на вопросы:
1) Nasreddin Hoca’ya ne olmuş?
2) Nasreddin Hoca bu problemi çözmek için ne yapmış?
3) Karısı, Hoca’nın davranışına neden şaşırmış?
2.Переведите слова на турецкий язык:
Потерять, выходить, окно, смотреть, кольцо, искать, улица, в таком случае, светлый, темный.
3.Подберите антонимы к словам.

Ответы
1.
1) Nasreddin Hoca yüzüğünü kaybetmiş.
2) Nasreddin Hoca yüzüğünü sokakta aramış.
3) Çünkü Nasreddin Hoca «Yüzüğümü evde kaybettim.» diye söylemiş, ama onu sokakta aramış.
2. Kaybetmek, çıkmak, pencere, bakmak, yüzük, aramak, sokak, öyleyse, aydınlık, karanlık.
3.

Eşeğe Ters Binmek
Nasreddin Hoca bir gün komşu köyde misafir olmuş. Cuma günü camiye gitmiş ve vaaz vermiş. Herkes Hoca’nın vaazını çok beğenmiş. Camiden çıktıktan sonra Hoca’nın eşeğini getirmişler. Hoca eşeğine binmeden önce biraz düşünmüş. Sonra eşeğin üstüne ters oturmuş. Herkes çok şaşırmış. Köylülerden biri Hoca’ya sormuş:
Hocam eşeğe niçin ters bindiniz?
Hoca gülümsemiş ve şu cevabı vermiş:
– Ben eşeğe düz biniyorum, o zaman siz benim arkamda kalıyorsunuz. Siz benim önümden yürüyorsunuz, o zaman ben sizin arkanızda kalıyorum. Eşeğe ters biniyorum, böylece hepinizi görebiliyorum. Sebebi bu!
Упражнения
1.Ответьте на вопросы:
1) Nasreddin Hoca komşu köyde ne yapmış?
2) Köylüler, Nasreddin Hoca’nın vaazı beğenmiş mi?
3) Hoca niçin eşeğe ters binmiş?
2.Переведите слова из текста на турецкий язык:
Пятница, мечеть, проповедь, все, думать, наоборот, улыбаться, прямо, задняя часть (чего-либо), передняя часть (чего-либо), оставаться, причина.
3.Подберите пары антонимов и переведите их.

Ответы
1.
1) Nasreddin Hoca komşu köyde camide vaaz vermis.
2) Evet, köylüler, Nasreddin Hoca’nın vaazı beğenmiş.
3) Herkesi görebilmek için
2. Cuma, cami, vaaz, herkes, düşünmek, ters, gülümsemek, düz, arka, ön, kalmak, sebep.
3.

Kebapçı Duman Satıyor
Akşehir çarşısında bir kebapçı varmış. Bu dükkânın sahibi çok cimri ve kurnaz bir adammış. Bir öğle vakti bu dükkânın önüne fakir bir adam oturmuş. Bu fakir adam kebapların dumanını uzun uzun koklamış. Çünkü kebap almak için parası yokmuş. Çantasından kuru bir ekmek parçası çıkarmış, bu ekmeği kebabın dumanına tutmuş, sonra da ekmeği yemiş.
Dükkânın sahibi bu adamı görmüş. Hemen adamın yanına gitmiş ve «Kebabın parasını ver.» demiş. Fakir adam çok şaşırmış ve «Ben kebap yemedim. Niçin para vereceğim?» diye sormuş. Kebapçı yine kebabın parasını istemiş. Bu yüzden kebapçı ve fakir adam kavga etmişler. Oradaki insanlar kebapçıyı ve fakir adamı Nasreddin Hoca’nın yanına götürmüşler.
Kebapçı ve yaşlı adam her şeyi Nasreddin Hoca’ya anlatmışlar. Hoca onları dinledikten sonra fakir adama, «Cüzdanındaki bütün paraları bana ver.» demiş.
Fakir adam çok üzülmüş ama hiçbir şey söylememiş. Cüzdanındaki bütün paraları Nasreddin Hoca’ya vermiş. Hoca, adamın paralarını almış, paraları bir keseye koymuş ve keseyi sallamış.
Daha sonra Nasreddin Hoca, kebapçıya sormuş:
– Paraların sesini duydun mu?
Kebapçı, «Evet, duydum.» diye cevap vermiş. Bunun üzerine Nasreddin Hoca, kebapçıya şunları söylemiş:
– Sen kebap dumanı için para istedin. Kebapların dumanı için, paraların sesi yeter. Şimdi buradan git!
Упражнения
1.Ответьте на вопросы:
1) Fakir adam neden kebap almamış?
2) Dükkân sahibi niçin fakir adamdan para istemiş?
3) Fakir adam para ödemiş mi?
4) Dükkân sahibi para almış mı?
2.Переведите слова из текста на турецкий:
Рынок, скупой, хитрый, бедный, нюхать, сумка, ссориться, старый, рассказывать, кошелек, расстроиться, мешок, трясти, достаточно.
3.Выберите правильное утверждение:
a) Kebapçı Hoca’nın arkadaşıymış.
b) Fakir adam kebap yememiş.
c) Hoca, parayı kebapçıya vermiş.
d) Kebapçı cömert bir insanmış.
Ответы
1.
1) Kebap için parası yokmuş.
2) Çünkü fakir adam kebapların dumanını koklamış.
3) Evet, fakir adam para ödemiş.
5) Hayır, dükkân sahibi para almamış.
2. Çarşı, cimri, kurnaz, fakir, koklamak, çanta, kavga etmek, yaşlı, anlatmak, cüzdan, üzülmek, kese, sallamak, yeter.
3. B.
Eşeğe Yazık Olur
Nasreddin Hoca bir gün eşeğine binmiş ve köy meydanına gitmiş. Sırtında dolu bir çuval varmış. Köylüler onu görmüşler ve çok şaşırmışlar. Hemen Nasreddin Hoca’nın yanına gitmişler ve sormuşlar:
– Hocam, hem eşeğin üzerindesin, hem de çuvalı sırtında taşıyorsun. Bu nasıl bir iş?
Nasreddin Hoca şöyle cevap vermiş:
– Zavallı hayvan, gece gündüz çalışıyor, benim bütün işlerimi yapıyor. Beni sırtında taşıyor. Bu yüzden ona çuvalı taşıtmak istemedim. «O beni taşıyor, ben de çuvalı taşıyayım.» diye düşündüm.
Ağlama Sebebi
Bir gün Nasreddin Hoca’nın köyünde çok zengin bir adam ölmüş. Nasreddin Hoca da diğer köylülerle beraber adamın cenaze törenine gitmiş. Nasrettin Hoca, tabutun yanına oturmuş ve yüksek sesle saatlerce ağlamış. Oradaki insanlar çok şaşırmışlar. Köylülerden biri Nasreddin Hoca’ya sormuş:
– Hocam, niçin bu kadar çok ağlıyorsun. Bu kişi senin akraban mıydı?
Nasreddin Hoca, adamın yüzüne bakmış ve şöyle cevap vermiş:
– Hayır, o kişi benim akrabam değildi. Ben de zaten bu yüzden ağlıyorum. Bana hiç miras kalmadı.
Sana Ne?
Nasreddin Hoca’nın çok meraklı bir arkadaşı varmış. Arkadaşı bir gün sokakta Nasreddin Hoca’yı görmüş ve hemen yanına gitmiş. Hoca’ya şunları söylemiş:
– Hocam, gördün mü? Az önce buraya bir adam geldi ve elinde bir tepsi baklava vardı. Baklava çok güzel görünüyordu.
Nasreddin Hoca, arkadaşına bakmış ve sakin bir sesle «Bana ne?» demiş.
Arkadaşı, «Ama hocam, o baklava tepsisi sizin eve gitti.» demiş. Nasreddin Hoca, arkadaşına «O zaman sana ne?» diye cevap vermiş.
Упражнения
1.Выберите правильный вариант ответа.
1) «Eşeğe Yazık Olur» adlı fıkrada, Hoca niçin çuvalı kendi sırtına yüklemiş?
a) Çünkü köylüler Hoca’ya şaşırmışlar.
b) Çünkü eşeği kaybolmuş.
c) Çünkü eşeğe acımış.
d) Çünkü çuval hafifmiş.
2) «Ağlama Sebebi» adlı fıkrada, Hoca cenaze töreninde niçin çok ağlamış?
a) Zengin adamı çok sevdiği için.
b) Zengin adam onun akrabası olmadığı için.
c) Zengin adamın ölümünden çok etkilendiği için.
d) Zengin adam onun dostu olduğu için.
3) «Sana Ne?» adlı fıkrada, Hoca’nın komşusu için hangi sıfat uygundur?
a) Telaşlı.
b) Meraklı.
c) Sakin.
d) Aceleci.
2.Переведите слова из текстов на турецкий язык:
Площадь, полный, мешок, днем и ночью, богатый, плакать, родственник, наследство, выглядеть, спокойный.
Ответы
1. 1 – с, 2 – b, 3 – a.
2. Meydan, dolu, çuval, gece gündüz, zengin, ağlamak, akraba, miras, görünmek, sakin.
Rüya
Nasreddin Hoca bir sabah çok erken kalkmış ve çalışmak için tarlaya gitmiş. Tarlada öğlene kadar çalışmış. Öğlen acıkmış ve «Şu ağacın gölgesinde yemeğimi yiyeyim.» diye düşünmüş.
Yemeğini yedikten sonra uykusu gelmiş. Bir ağacın gölgesinde yatmış ve uyumuş. Rüyasında beyaz sakallı bir evliya görmüş. Evliyanın elinde yüz altın varmış. Evliya, altınları birer birer Nasreddin Hoca’ya vermiş. Bir, iki, üç, dört…, doksan, doksan bir…, doksan sekiz, doksan dokuz… Ama yüzüncü altını vermemiş.
Nasreddin Hoca, beyaz sakallı adama «Yüzüncü altını niye vermiyorsun? Haydi, yüzüncü altını da ver!» demiş. Nasreddin Hoca tam o anda uyanmış ve ellerine bakmış. Elleri bomboşmuş.
Hiç altın yokmuş. Nasreddin Hoca tekrar yatmış, gözlerini sıkı sıkı kapamış ve «Tamam, benim için sorun yok, doksan dokuz olsun!» demiş.
Упражнения
1.Ответьте на вопросы:
1) Nasreddin Hoca nerede rüya görmüş?
2) Nasreddin Hoca rüyasında kimi görmüş? O ne yapmış?
3) Nasreddin Hoca niçin tekrar yatmış, gözlerini sıkı sıkı kapamış?
2.Переведите слова из текста на турецкий язык:
Утро, поле, тень, сон, спать, борода, проснуться, совершенно пустой, снова, проблема.
3.Образуйте и запишите порядковые числительные от нижеперечисленных чисел.
99, 23, 16, 1413, 28, 34, 171, 288, 192.
Ответы
1.
1) Bir ağacın gölgesinde.
2) Nasreddin Hoca rüyasında bir evliya görmüş. Altınları birer birer Nasreddin Hoca’ya vermis.
3) Rüyasındaki evliya ile anlaşmak için.
2. Sabah, tarla, gölge, rüya, uyumak, sakal, uyanmak, bomboş, tekrar, sorun.
3. Doksan dokuzuncu, yirmi üçüncü, on altıncı, bin dört yüz on üçüncü, yirmi sekizinci, otuz dördüncü, yüz yetmiş birinci, iki yüz seksen sekizinci, yüz doksan ikinci.
Ücretsiz ön izlemeyi tamamladınız.