Kitabı oku: «Маленькие вещи. Самые известные турецкие рассказы. Уровень 1», sayfa 4

Yazı tipi:

O günlerde annesi birdenbire hasta oldu. Annesinin mevcudiyetinin bir parçası oldu, bu yüzden büyük bir ızdırapla hastaya doktor getiriyordu, ilâç alıyordu. Bazen o Aksaray’dan ilâç yaptırmak için yaya olarak Beyoğlu’na çıkıyordu. Oralarda coşku, sevinç, neşe ve eğlenceyle gençler dolaşıyorlardı. O ise, gençliğin asaleti ve ululuğuyla yaşlı annesine taze bir yaşam getirmek için elinde ilaç ile yine yaya, evine dönüyordu.

Şansın yardımıyla ya da mutlu bir tesadüfle, bir iki ay içinde annesi tamamıyla iyileşti. O süre içinde kendi çalışması birkaç kat daha artıyordu, bu yüzden doktorların önerilerini yerine getirmeyi başardı. Yazı annesiyle Boğaziçi’nde geçirdiler.

Bu yaz sırada, tabii olarak sabahları İstanbul’a gider, akşamları geç vakitte dönerdi. Gidiş geliş sırasında genç arkadaşlarıyla karşılardı. Onlar kendisini “göz alıcı bir güzel”e tanıtmaya çalışıyorlardı.3 O kadınları reddetmek istedi, dostları küçük bir fırsattan yararlanarak4, bir gün tanıştırdılar.

Bu tanıştırma töreni alakasını gösteren bir tebessümle kabul olunmuş; ama bu tebessüm gözlerini o kadar kamaştırdı ki, kızın yüzüne dikkatle bakamadı. Bu alaka gösterisi, bu tebessüm, hüzünlü bir yaradılışı olan gence ne kadar da tesir etti. O hassas gönlü, o sevdâlı ruhu, bu büyük zaferi ne kadar neşe ve gururla alkışladı.

Sabahleyin, İstanbul’a gidişinde, yine bu tebessümlerle, ruhun bu selamıyla, kalbin bu seslenişiyle karşılaştı. O günlerden sonra bütün yaşamı bir tebessümle açılıyordu.

Yazın uzun günlerinde daha çok çalışıyordu, buna rağmen akşamları evine önceki gibi yorgun olarak değil, büyük bir coşku ve neşe ile gelirdi. Yürürken koşar, söylerken güler, hiç birinde oturamaz, evin içinde sürekli dolaşırdı. Yüzünde gençliğin taze rengi görünürdü. Yirmi yaşındayken kendisini böyle bir tebessümün karşısında hiç bulunmadınız mı?

Ara sıra vapurda denk geldiler. Orada, o köşede, kendisine nurlar serpen mutluluk ve şansına, garip bir korku ve yürek çarpması ile yaklaşamıyordu. Ama ilkbahar sabahının pembe sisleri içinde görünen gün doğuşu gibi, bu gül rengindeki dudaklardan akseden tebessüme de uzaktan uzağa şaşkınlığını ve tutkusunu gösteriyordu.

En hızlı geçen bir arabanın içinde, en kalabalık bir yerde yine kendisine bir tebessümle selam veriyordu.

3.Основа глагола + maya/meye çalışmak – пытаться что-то сделать
4.Основа глагола + (y)arak/erek – деепричастие образа действия, отвечающее на вопрос «как?», «каким образом?». Например, здесь «küçük bir fırsattan yararlanarak» – пользуясь малейшей возможностью