Kitabı oku: «Маленькие вещи. Самые известные турецкие рассказы. Уровень 1», sayfa 5

Yazı tipi:

Oh! Bu tebessüm! Zavallı gencin ümitsiz gecelerinde üzüntülerini gideriyordu. Sevgilisi, ışıksız gündüzlerinde parlayan ışığı oldu. Evine her gece yeni coşku ve güç ile dönüyordu. Yalnız en son defa ki bu tebessümden dolayı âşıkça bir coşku içinde kaldı. O gece, sabaha kadar gözlerini bir kere bile kapamadı. Artık bu kızı alacaktı! Annesinin onayını alacak. Bundan kuşku duymuyordu. Her türlü zorluğa, her türlü engele direnmeye çalışacak. Gizli sevgilisi kendisine bu kadar gönül veriyor. Ona, Boğaziçi’nin cezbedici sahillerinin en gizli bir köşesinde ya da güneşin altında şen ve şakrak olan Adaların en güzel bir yerinde bir ev, bir aşk yuvası yapacak. Eşi için, bin türlü çiçekler içinde kameriyeler, ağaçlar arasında bahçeler kuracak. Kendisi bir yana çekilecek. Tabiatın güzelliklerinin hepsinden daha da güzel olan sevgilisinin kahkahalarını dinleyecek. Bu kahkahalar can çekişen kalbine yaşam verecek. Bahar, yüz görümlüğü olarak eşine en güzel çiçeklerini, saz ve söz olarak kuşlar en yüce ve ruh açan şarkılarını sunacak.

Uykusuzluk nedeniyle bir hararetle yatağının içinde dönüyordu. Neden onunla birlikte Boğaziçi’nin sahilinde dolaşmasın? Niçin yerde, onunla, o harika bir gece görünümü seyretmesin? Bak! Eğiliyor! Bu yorgun gecesinde kulağına… Yok, ruhuna, gizli, pek gizli bir şeyler söyleyecek belki de… Oh!

Çalışacak, çok çalışacak, çalışarak zengin olacak…

Pencerenin yanındaki yatağından başını kaldırdı. Sabahın renkleri, gökyüzünün lâcivert yüzüne bir takım rengârenk sütunlar meydana getirdi. Onlar her dakika rengini, yerini değiştiriyordu. Ruhunu büyüleyen o tebessüm, dudakları gibi gül renginde olan bulutlar arasına yayılarak, karşıdaki dağları süslüyor; yine o tebessüm gökyüzünden süzülüp, denizin küçük dalgalan üzerinde, sahili sevdalar içinde bırakarak uzaklaşıyordu.

Bir süre, bu kendisinden geçme ve şaşkınlık hâlinde kaldıktan sonra, kendisini toplayarak, İstanbul’a indi. Akşam, genç arkadaşlarına vapurda denk geldi. Onlara, bir şey açmadı, çünkü onlar kıskanabilir diye korkuyla düşünüyordu. Hep birlikte yukarıya, güverteye çıktılar. Kız ya da tebessüm, annesiyle birlikte orada, bir kanepenin üzerinde oturuyorlardı. Dostlarından bir ikisi çekinmeden kızın yanına gittiler. Ötekiler onu da birlikte gelmesi için zorluyorlardı.